Gümrük Alanı Nedir? Felsefi Bir Bakış Felsefe, insan düşüncesinin sınırlarını zorlamak ve dünyanın yapısını anlamaya çalışmaktır. Bir filozof bakışıyla, her şeyin derinliklerine inmek, yüzeyde görünenin ötesine geçmek, insanın varoluşunu ve toplumsal yapıları sorgulamak felsefenin temel amacıdır. Gümrük alanı, ilk bakışta basit bir ticaret veya vergi kontrolü alanı gibi görünse de, aslında çok daha derin, çok daha felsefi bir anlam taşır. Gümrük, sadece fiziksel sınırları belirleyen bir yer değil, aynı zamanda etik, epistemolojik ve ontolojik soruları gündeme getiren, toplumsal yapının önemli bir parçasıdır. Gümrük alanını anlamak, sadece ticaretin önündeki engelleri kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda insanların devletle, hukukla ve birbirleriyle olan ilişkilerini…
4 YorumEtiket: bir
Kelimenin Nefesiyle: Öksürük ve Göğüs Kafesi Ağrısının Edebî Yankısı Kelime bazen bir nefes kadar kısa, bazen bir ömür kadar derindir. Bir öksürük sesiyle başlayan bir hikâye, bir göğüs kafesi ağrısının yankısında bitmeyen bir iç monoloğa dönüşebilir. Edebiyat, insanın hem bedensel hem ruhsal sancılarını sözcüklerle tedavi eder. Öksürük ve göğüs kafesi ağrısı yalnızca bir hastalık belirtisi değil, aynı zamanda insanın iç dünyasındaki sıkışmanın, bastırılmış duyguların sembolüdür. Bir Belirti Olarak Öksürük: Sözün Bedenle Çatışması Edebiyatta öksürük, çoğu zaman bastırılmış duyguların dışavurumudur. Dostoyevski’nin karakterleri sık sık boğulur, öksürür, konuşurken kesilirler. Çünkü kelimeler göğüslerinde birikir; söylenemeyen cümlelerin ağırlığı bedenlerinde yankılanır. Tıpkı bir ciğer hastalığının…
8 YorumKandil Simidi Hamuru Neden Dağılır? Artık Kimse Gerçeği Konuşmuyor! “Evde kandil simidi yaptım ama hamur bir türlü tutmadı!” diyenler… Belki de suç sizde değil, tarifte! Kandil simidi… Geleneksel mutfağımızın en sade ama en karakteristik lezzetlerinden biri. Fakat itiraf edelim: Her kandil geldiğinde mutfağa girip aynı hayal kırıklığını yaşayan binlerce insan var. Hamur bir türlü toparlanmıyor, şekil veremeden dağılıyor, pişince de dağılmış kırıntılardan ibaret bir tepsiyle kalıyorsunuz. Peki gerçekten sorun sizin beceriksizliğiniz mi? Yoksa tariflerin kendisi yıllardır yanlış mı öğretiliyor? Gerçek Suçlu: Kutsal Tariflerin Körü Körüne Taklit Edilmesi İnternette dolanan binlerce “klasik kandil simidi tarifi” var. Ancak çoğu birbirinin kopyası ve…
8 YorumKGF Ne Kadar? Toplumsal Güç, Cinsiyet Rolleri ve Kültürel Kodların Sosyolojik Analizi Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapının karmaşık dokusuna her baktığımda insanların birbirine görünmez iplerle nasıl bağlı olduğunu görürüm. Bu bağlar bazen destek, bazen baskı, bazen de bir dayanışma biçimidir. “KGF ne kadar?” sorusu yüzeyde yalnızca ekonomik bir merak gibi görünse de, derinlerde toplumun güç, dayanışma ve cinsiyet üzerinden inşa ettiği anlam dünyasına dair ipuçları taşır. Çünkü her ekonomik terim, bir toplumun sosyal ilişkiler ağına gömülüdür; tıpkı kadınların ve erkeklerin rollerinin tarih boyunca bu ağ içinde şekillenmesi gibi. Toplumsal Normlar ve Güç İlişkileri Toplumsal normlar, bireylerin nasıl davranmaları gerektiğini belirleyen…
8 YorumGülle Nedir, Nasıl Oynanır? – Eğitici Bir Bakış Açısıyla Geleneksel Oyunun Dönüştürücü Gücü Eğitim, insanın sadece bilgi edinmesini değil, aynı zamanda deneyimleyerek, yaşantılayarak öğrenmesini teşvik eder. Bu süreç, yalnızca zeka gelişimini değil, aynı zamanda sosyal, duygusal ve motor becerilerin de gelişmesine olanak tanır. İnsanlar, sadece kitaplardan veya derslerden değil, oyunlardan da öğrenirler. Çünkü oyunlar, öğrenmenin çok önemli bir parçasıdır. Eğitimde, çocuklar üzerinden yapılan araştırmalar, oyun ve etkinliklerin bir insanın gelişiminde ne kadar önemli bir rol oynadığını kanıtlamaktadır. Bugün, sizlere geleneksel bir çocuk oyunundan bahsedeceğiz: Gülle. Hem eğlenceli hem de öğrenmeye katkı sağlayan bu oyun, geçmişten günümüze nesilden nesile aktarılan değerli…
8 YorumBeton Sünek Mi, Gevrek Mi? Tarihsel Bir Analiz Geçmişi Anlamaya Çalışmak: Betonun Doğuşu ve Gelişimi Tarihçi bir bakış açısıyla, geçmişe doğru yapılan her adım aslında bugünün bir yansımasıdır. Geçmişi anlamak, yalnızca eski olayları ve dönemleri hatırlamak değil, aynı zamanda o dönemlerde yapılan seçimlerin, kullanılan materyallerin ve ortaya çıkan fikirlerin günümüzde nasıl bir yankı uyandırdığını keşfetmektir. Beton, modern şehirleşmenin temellerinden biri olarak bu düşüncenin tam ortasında yer alır. Peki, beton sünek mi gevrek mi? Bu soruya yanıt ararken, yalnızca bir inşaat malzemesinin fiziksel özelliklerine bakmak yeterli olmayacaktır; aynı zamanda betonun tarihsel süreçteki rolünü ve toplumların dönüşümündeki etkilerini de göz önünde bulundurmalıyız.…
4 YorumÖlüye Gusül Abdesti Aldırılır Mı? Edebiyatın Merceğinden Bir İnceleme Kelimelerin gücü, insanlık tarihinin en eski çağlarından bugüne dek değişim ve dönüşüm yaratma kapasitesine sahip olmuştur. Anlatılar, insanları olduğu gibi, olabileceği yerlere taşır; bu, sadece fiziksel değil, ruhsal bir yolculuktur. Edebiyat, çoğu zaman hayatı anlamlandırmak için bir araçtır ve bazen en sıradan sorular, büyük metaforlarla ilişkilendirilir. “Ölüye gusül abdesti aldırılır mı?” sorusu, sadece dini bir meseleyi yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda edebi bir bakış açısıyla, insanın ölümle olan ilişkisini, arınma arzusunu ve bu dünya ile öteki dünya arasında kurduğu bağlantıyı da sorgular. Bu yazıda, bu soruyu farklı edebi metinler, karakterler ve temalar…
6 YorumGazelin Hece Ölçüsü Nedir? Ekonomik Perspektiften Bir Bakış Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Üzerine Bir Ekonomistin Girişi Ekonominin temel ilkelerinden biri, kaynakların sınırlı olmasıdır. Bireyler ve toplumlar, bu sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmaya çalışırken çeşitli seçimler yapmak zorunda kalırlar. Ancak bu seçimlerin her biri, bir fırsat maliyeti taşır ve çoğu zaman bu maliyetler, daha büyük toplumsal sonuçlar doğurur. Bu anlayış, sadece mal ve hizmet üretiminde değil, aynı zamanda sanat ve edebiyat gibi alanlarda da geçerlidir. Bugün, bir sanat formu olan gazel şiirinin hece ölçüsünü ekonomik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Edebiyatın ritmik yapısı, aslında toplumsal ve bireysel kaynak dağılımı ve…
8 YorumHacizli Araç Devir Olur Mu? Hukuk, Adalet ve Sistem Üzerine Cesur Bir Eleştiri Hacizli araç devir işlemleri, borçlu ile alacaklı arasında sıkça karşılaşılan, ancak çoğu zaman kafa karıştırıcı ve tartışmalı bir konu. Hepimizin bildiği üzere, bir borç ödenmediğinde, alacaklı, borçlunun mal varlıklarına el koyabiliyor. Peki, hacizli bir aracın devir işlemi mümkün mü? Bu soruya evet veya hayır demek, sadece hukuki bir yanıttan çok daha fazlasını gerektiriyor. Çünkü bu soru, toplumsal adaletin, bireysel hakların ve sistemin nasıl çalıştığına dair derin tartışmalar açıyor. Hacizli Araç: Devir Edilebilir mi? İcra İflas Kanunu’na göre, haczedilen bir araç, borçluya ait bir mal varlığıdır. Ancak, bu…
6 YorumFormel ve Enformel: Sosyolojinin Derinliklerine İniş Varoluşsal Bir Sorgulama: Dünyayı Tanımanın Yolları İnsan, hem varlık hem de bilgi üretme açısından, sürekli bir arayış içerisindedir. Hegel’in de belirttiği gibi, “Gerçek, her zaman, insanın kendisini tanımaya başladığı an başlar.” Peki, kendimizi nasıl tanıyacağız? Bizi biz yapan toplumsal ilişkiler nasıl şekillenir? Bu sorulara verilen cevaplar, toplumları anlamamızda bize rehberlik eder. Sosyoloji, birey ile toplum arasındaki dinamikleri çözümlemeye çalışırken, öğrenme süreçleri de bu dinamikler içerisinde önemli bir yer tutar. Toplumda bilgi aktarımının biçimi ve içeriği ise, esasen “formel” ve “enformel” eğitimle şekillenir. Ancak bu iki kavram, sadece eğitimle sınırlı bir anlam taşımıyor. “Formel” ve…
6 Yorum