İçeriğe geç

Çiçekler rengini nereden alır ?

Çiçekler Rengini Nereden Alır?

Hayat bazen o kadar monoton geçiyor ki, Kayseri’nin gri ve tozlu sokaklarında yürürken, insanların yüzlerinde bile rengin eksik olduğunu hissediyorum. Ama bir gün, nehrin kenarındaki parkta yürürken, bir çiçeği fark ettim. Sarı bir papatya… Gözlerimi ondan ayıramadım. O an, “Çiçekler rengini nereden alır?” sorusu kafamda yankılandı. Çiçeklerin neden bu kadar canlı renkleri olduğunu hiç düşünmemiştim. Ama o papatya, bana rengini veren bir sırrı saklıyor gibiydi.

Çiçeğin Rengi ve İlk Hayal Kırıklığım

Bir süre önce, babamın hastalığı nedeniyle, her şeyim sanki griye dönmüş gibiydi. O kadar yoğun bir dönemdi ki, renkleri unutmuştum. Bir sabah, o gri dünyanın içinde bir umut ışığı ararken, kafamda sürekli “Çiçekler rengini nereden alır?” sorusu vardı. Belki de renksizliğin içinde, bu basit soruda bir anlam bulabilirdim diye düşünüyordum. Ama o kadar karamsar bir ruh halindeydim ki, hiç bir şeyin doğru olduğu gibi gelmiyordu.

O günden sonra, her şeyin anlamını sorgulamaya başladım. Bu, renklerin gücünü hissedebilmek için değil, aslında anlamını yitirmiş olan şeyleri yeniden görmek içindi. Bir gün Kayseri’nin en sevdiğim parkına gittim, babamı düşündüm. Bir anda gözüm, yere düşmüş sarı bir çiçekte takılı kaldı. Sarı… Bu, bana neyi anlatıyordu? Sarı, umut muydu? Eğer öyleyse, o zaman bu çiçek bu hayal kırıklığı içinde bana umudu mu getiriyordu? O anda hissettiğim şey, aslında çok basitti: Çiçeklerin renkleri, tıpkı hayat gibi, bazen sadece yaşadıklarımızla anlam kazanıyordu.

Çiçeklerin Rengi ve Umut

Bir akşam, parkta yürürken bir arkadaşımın yanına oturdum. Onunla uzun zamandır sohbet etmemiştik. Konuşmamız, tesadüfen renklerden açıldı. “Çiçekler neden renkli olur?” dedi. Bu, o kadar basit bir soru gibi görünüyordu ki, gülümsedim. “Çiçeklerin rengini, aslında onların hayatta kalma mücadelesi verirken aldığı kararlar belirler,” dedim. “Bazen renkleri, dikkat çekmek için, bazen ise kendilerini korumak için kullanırlar.” Yani, çiçeklerin rengi aslında onların hayatta kalma yollarıdır.

Benim için o sarı papatya da öyleydi. Babamın hastalığının ardında kaybolmuş umutlarımla, o çiçek bana hayatın ne kadar kırılgan olduğunu hatırlattı. Renk, bazen sadece dikkat çekmek değil, aynı zamanda bir içsel gücün göstergesiydi. O sarı, bana bambaşka bir şey söyledi: Renk, her şeyin sonunda yeniden doğma ve umut etme gücüdür.

O papatya, dışarıdaki dünyayı unutmanın, bir anlığına dahi olsa kaybolmanın gücünü hatırlatmıştı. Gerçekten de çiçekler rengini hayattan alır, ama bazen biz onlara bakarken, bu renklerin içinde kendimizi yeniden buluruz. Sarının canlılığı, bana hayatın hala yaşanabilir olduğunu ve umudun asla kaybolmaması gerektiğini hatırlattı.

Renklerin Anlamı ve Hayatın Kendisi

Bir süre sonra, parkta geçen zamanlarda daha dikkatli olmaya başladım. Çiçeklerin açtığı mevsimlere, renklerinin değişimine, her birinin ruh halimi nasıl etkilediğine dikkat ettim. Belki de her çiçek, içsel dünyamızın yansımasıydı. Kırmızı, tutku ve sevdaydı; mavi, huzur ve dinginlikti; sarı, sevgi ve umut… Her rengin ardında bir his, bir geçmiş ve bir anlam vardı.

Kayseri’nin soğuk günlerinde bile, çiçeklerin renkleri bana, bazen hayal kırıklığının ardından gelecek olan güzel bir şeylerin habercisi olabileceğini gösterdi. İçim bir anlığına da olsa, o sarı papatya gibi sıcacık oldu. Ve o gün, bir parça daha umut buldum. O kadar ki, artık yaşamın içindeki renkleri daha derinden görmeye başladım.

Bazen, umudu ararken küçücük bir çiçek bile yeterli oluyor. Tıpkı o papatya gibi… Ya da belki bazen, renklerin ardında, kaybettiğimiz neşeyi ve bulmamız gereken dengeyi hatırlamak gizlidir. Hayat, tıpkı çiçeklerin renkleri gibi her zaman değişir, ama renklerin nereden geldiğini anlamak, yaşamın içindeki karmaşayı ve güzellikleri daha kolay kabul etmemize yardımcı olabilir.

Sonuç: Renk, Hayatın Kendisi

İşte o gün, o çiçek bana rengini veren şeyi anladım: Çiçekler rengini, hayattan aldıkları gibi, biz de yaşamımızı şekillendiren tüm deneyimlerden alıyoruz. Yaşadığımız her an, her duygu, her kırılganlık, sonunda rengini buluyor. Hayatın içine bir de renk katmak için bazen nehrin kenarında bir çiçeği görmek yeterli oluyor. O sarı papatya gibi… Bize bir yolculuğun, umudun ve yeniden doğuşun habercisi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
tulipbet giriş adresielexbett.net