Abartma Nedir 7. Sınıf? Biraz Mizah, Biraz Düşünce
Giriş: Abartmak Bazen En Güzel Sanat Olabilir!
Abartma, hayatımızda o kadar sık yer eder ki, bazen farkına bile varmayız. Hani şu “süper abartmışsın!” dediğimiz, ama aslında çok da abartılmayan anlar vardır ya… İşte, abartma nedir 7. sınıf düzeyinde anlatırken, aslında bizlere pek çok derinlikli şey de gösterir. Ama önce, gelin size bir hikaye anlatayım:
Abartmanın Farkına Varmak: O Günü Hatırlıyor Musunuz?
Geçenlerde arkadaşlarım bir araya geldi. Oturduk, sohbet ederken biri tam olarak “İzmir’in en güzel kahvesini içtim!” dedi. Hani, kahve öyle bir kahve ki, sanki dünyanın her yerinden gelen kahve çekirdeklerinin birleşimi. Fakat kahvenin tadı? Bayağı sıradan. Tabii, hemen bir iç ses devreye girdi:
“Ya tamam, sen ne anlattığını sanıyorsun? İki tane şekerli, sütlü kahve, neyin en güzel kahvesi?”
Ama abartma o kadar güzeldi ki, kimse bunu sorgulamadı! O an abartma, “İzmir’in en güzel kahvesi”ne dönüştü. İşte bu, abartmanın gücüdür.
Abartma Nedir, Tam Olarak?
Abartma, bir şeyin ya da durumun çok daha büyük, etkileyici, ya da farklı gösterilmesi anlamına gelir. 7. sınıf öğrencisi olarak belki de en çok rastladığınız kavramlardan biridir. “Ben de 10 tane hamburger yedim!” diyorsunuz, bir arkadaşınız “Aa, ben 20 tane yerim!” diye cevap veriyor. Bu kadar abartı, tabii ki günlük yaşamın içinde.
Ancak, gerçek anlamda abartma, önemli bir noktada devreye giriyor: Gerçekle hayali birbirinden ayırmak. Sadece “daha çok” değil, bir olayın daha fazla etki yaratacak şekilde anlatılması.
Sınıf Arkadaşlarının Abartmalarına Dair Kısa Diyaloglar
Ahmet: “Yemin ederim, geçen gün o kadar hızlı koştum ki, neredeyse uzaya gittim!”
Ben: “Peki, roketin nereye düştü?”
Ahmet: “Ha, onu söylemeyi unuttum, patladı… Fakat bu kadar hızlı koşan biri asla patlayamazdı!”
Tabii ki Ahmet’in anlatmak istediği şey, ne kadar hızlı koştuğunu vurgulamak. Ama işte, abartma bir yanda da durumu eğlenceli hale getirir.
Abartma Nedir 7. Sınıf Öğrencileri İçin Neden Önemlidir?
Okulda abartma kelimesi en çok başkalarına göre “büyüklenme” ya da “aşırı olma” anlamında gelir. Ancak bu durum, 7. sınıf öğrencilerinin sınıf içindeki konuşmalarında sıkça karşılaştıkları bir şeydir. Sınıf arkadaşının bir başarıyı anlatırken kullandığı “en”ler, “en çok”, “hiç görülmemiş” gibi ifadeler, sınıfın dinamiklerini değiştirebilir.
Örneğin:
Zeynep: “Geçen hafta o kadar çok ders çalıştım ki, 50 sayfa yazdım!”
Ben (iç ses): “Zeynep, ben de 50 sayfa yazdım ama senin 50 sayfanın 50’si bir cümleden oluşuyordu. Ama bak, ben seni kırmak istemiyorum…”
Buradaki abartma, aslında kişinin başarıyı kendine göre büyütmesiyle ilgilidir. Hatta bazen abartma, başarıyı ya da duyguyu daha güçlü hale getirebilir.
Abartmanın Duygusal Yönü
Abartma, bazen duygusal bir ifade biçimi de olabilir. Örneğin, bir arkadaşımız sevdiği bir şey hakkında o kadar coşkuyla konuşur ki, “Vay be, bu filmi izlediğimde hayatım değişti!” diye abartır. Belki gerçekten de film hayatında önemli bir yer edinmiştir, ama bu kadar büyük bir değişim yaşamamıştır. Yine de, anlatımın coşkusu bizlere o kadar güçlü gelir ki, kendimizi filme kaptırmış hissederiz. Bu durumda, abartma sadece bir sözcükten ibaret değil, duygusal bir ifade halini alır.
Sonuç: Abartmanın Gücü
Abartma nedir 7. sınıf gibi bir soruya yanıt verirken, aslında hepimizin abartmayı bir araç olarak kullandığını fark ederiz. Abartma, bazen bir hikaye anlatımının en eğlenceli kısmıdır. O yüzden, bazı anlarda abartmanın gücüne teslim olmak gerekebilir. Tıpkı İzmir’in en güzel kahvesi gibi! Belki de her şeyin “en”i olması, anlatımımıza zevk katar.
Öyleyse, abartmayı öğrenmek, bazen fazla büyütmek ve bazen küçültmek önemlidir. Çünkü abartmanın ardındaki duyguyu ve ifade biçimini doğru şekilde çözümlediğinizde, kelimeler sizden yana olur.
Unutmayın, abartmak bazen gerçekten de en güzel sanattır!