İçeriğe geç

Gelmek isim fiil mi ?

Gelmek İsim-Fiil mi? Türkçede Bir Fiilin Tarihsel Yolculuğu

Gelmek İsim-Fiil mi? Türkçede Bir Fiilin Tarihsel Yolculuğu

Gelmek isim fiil mi üzerine hazırlanmış bu rehberde Pandorapsikoloji olarak işin özünü net biçimde aktarıyoruz.

Geçmişe baktığımızda yalnızca eski kelimeleri değil, bugün fark etmeden kullandığımız düşünme biçimlerini de yeniden görürüz; “gelmek” sözcüğünün hikâyesi bunun küçük ama öğretici örneklerinden biridir.

Önce Bugünkü Türkçedeki Cevap

Kısa cevap şudur: “Gelmek” isim-fiildir. “Gel-” fiil köküne -mek isim-fiil eki getirilmiştir. Böylece ortaya çıkan “gelmek”, artık belirli bir kişi ve zaman bildiren çekimli bir fiil değil, “gelme eylemi”ni adlandıran bir fiilimsi hâline gelir. Türkçede isim-fiiller genel olarak -mak/-mek, -ma/-me ve -ış/-iş/-uş/-üş ekleriyle kurulur.

Örneğin “Gelmek güzeldir.” cümlesinde “gelmek”, cümlenin öznesi görevindedir. Buna karşılık “Geliyorsun” sözcüğünde artık isim-fiil değil, zaman ve kişi eki almış çekimli fiil vardır.

Buradaki önemli ayrım şudur: “gelmek” hareketin kendisini adlandırırken “geldi”, “geliyor” veya “gelecek” belirli bir zaman ve kişiyle ilişkilendirilmiş eylemi bildirir.

Eski Türkçede -mak/-mek: Yeni Bir Ek Değil

“Gelmek” sözcüğünü yalnızca günümüz Türkçesinin bir dilbilgisi kuralı olarak görmek yanıltıcı olur. -mak/-mek eki, Türkçenin tarihî dönemlerinde de fiilleri hareket adı hâline getiren temel yapılardan biridir.

Araştırmalar, ekin Eski Uygur Türkçesi metinlerinde bugünkü görevine oldukça yakın biçimde kullanıldığını; daha sonra Karahanlı, Harezm, Kıpçak ve Eski Anadolu Türkçesi dönemlerinde de varlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

Bu tarihsel süreklilik bize ilginç bir şey söyler: Bir dili yalnızca bugünkü kurallarıyla anlamak mümkün değildir. Bugün “gelmek” dediğimiz yapı, yüzyıllar boyunca farklı yazı dillerinde biçim değişiklikleri yaşasa da temel işlevini büyük ölçüde korumuştur.

Uygur Metinlerinden Anadolu’ya

Tarihî kaynaklarda -mak/-mek ekinin farklı biçimleri görülür. Döneme ve ses yapısına bağlı olarak -maḳ/-mek, -maḫ/-meh ve ardından ünlü geldiğinde -maġ/-meg gibi biçimlerle karşılaşılır. Ekin yalnızca hareket adı yapmakla kalmayıp iyelik, hâl ve başka yapım ekleriyle genişleyebildiği de belgelenmiştir.

Dilbilimci Muharrem Ergin’in yaklaşımında -mak/-mek, hareket isimleri yapan temel eklerden biri olarak değerlendirilir. Başka bir deyişle “gelmek”, yalnızca “gel-” fiilinin sözlükteki biçimi değil; eylemin soyut olarak adlandırılmasıdır.

Eski Anadolu Türkçesinden Osmanlı Türkçesine

Türkçenin Anadolu’da yeni bir yazı dili oluşturduğu dönemlerde de -mak/-mek işlevini korudu. Eski Anadolu Türkçesinde ekin oldukça yaygın olduğu, sonraki Osmanlı Türkçesi döneminde de mastar biçimlerinin sürdüğü görülür. “Gelmek”in Osmanlı Türkçesinde گلمك biçiminde yazılması, kelimenin tarihsel devamlılığını somut biçimde gösterir.

Bu noktada “gelmek” yalnızca gramer konusu olmaktan çıkar. Bir kelimenin yüzyıllar boyunca farklı alfabeler, devletler ve kültürel çevreler içinde yaşayabilmesi, dilin toplumsal hafızasının ne kadar güçlü olduğunu gösterir.

Orhun’dan Uygur metinlerine, Karahanlılardan Osmanlılara uzanan çizgide biçimler değişirken bazı dilbilgisel işlevlerin korunması, Türkçenin tarihsel sürekliliğine dair önemli bir ipucudur.

“Gelmek” Neden İsim-Fiil Oluyor?

Buradaki temel mesele, “gelmek” kelimesinin cümledeki görevidir. “Gelmek istiyorum.” dediğimizde “gelmek”, “ne istiyorum?” sorusuna cevap verir ve isim gibi davranır.

“Senin gelmeni bekliyorum.” cümlesinde ise gel-me-n-i yapısı görülür. Burada -me isim-fiil eki, -n iyelik eki ve -i belirtme hâli ekidir.

Bu yapı, Türkçenin eylemleri adlaştırma konusunda ne kadar esnek olduğunu gösterir. Bir hareketi yalnızca gerçekleştirmekle kalmaz, onu konuşmanın nesnesi, öznesi veya başka bir ögesi hâline de getirebiliriz.

Modern Türkçede Anlam Değişiyor mu?

Günümüzde “gelmek” yalnızca fiziksel olarak bir yere ulaşmak anlamına gelmez. “Aklına gelmek”, “başına gelmek”, “sonuca gelmek”, “hoşuna gelmek” gibi çok sayıda kullanımda farklı anlam katmanları kazanır. Sözlük kaynaklarında da “gelmek” için ulaşmak, varmak, ziyaret etmek ve bir durumun gerçekleşmesi gibi çeşitli anlamlar kaydedilir.

Bu durum geçmişle bugün arasındaki önemli bir paralelliği hatırlatır: Dil, toplum değiştikçe anlam alanlarını genişletir. Ancak temel gramer yapıları çoğu zaman şaşırtıcı bir direnç gösterir.

Bugünü Anlamak İçin Geçmişe Bakmak

Bugün okulda “gelmek isim-fiil mi?” diye sorduğumuzda ilk bakışta küçük bir dilbilgisi sorusuyla karşı karşıya olduğumuzu düşünürüz. Oysa cevap, Türkçenin bin yılı aşan yazılı tarihine uzanır.

Bir kelimenin eski metinlerden bugünkü konuşma diline kadar ulaşması, aslında kültürel aktarımın sessiz bir örneğidir. Geçmişi bilmek, bugünkü dili daha doğru yorumlamamızı sağlar; bugünkü kullanım da geçmişteki değişimleri anlamlandırmamıza yardım eder.

Belki de asıl soru şudur: Bugün kullandığımız hangi kelimelerin ardında, henüz fark etmediğimiz böyle uzun tarihsel hikâyeler var?

“Gelmek” bu açıdan yalnızca bir fiil değil; geçmişten bugüne ulaşan küçük bir dil mirasıdır. Ve belki de dilin en güzel tarafı tam burada ortaya çıkar: Biz konuştuğumuzu sanırken, aslında yüzyıllardır süren bir konuşmanın içinden konuşuyoruz.

Kronolojiyi daha belirgin kurKaynak gösterimlerini HTML’e taşı

Kronolojiyi daha belirgin kur

Kaynak gösterimlerini HTML’e taşı

Son bölümde tartışma soruları artır

Okuduğunuz bu içerikle Gelmek isim fiil mi konusunda daha sağlam bir fikir edinmiş olmanız dileğiyle.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
tulipbet giriş adresielexbett.net