Formel ve Enformel: Sosyolojinin Derinliklerine İniş
Varoluşsal Bir Sorgulama: Dünyayı Tanımanın Yolları
İnsan, hem varlık hem de bilgi üretme açısından, sürekli bir arayış içerisindedir. Hegel’in de belirttiği gibi, “Gerçek, her zaman, insanın kendisini tanımaya başladığı an başlar.” Peki, kendimizi nasıl tanıyacağız? Bizi biz yapan toplumsal ilişkiler nasıl şekillenir? Bu sorulara verilen cevaplar, toplumları anlamamızda bize rehberlik eder. Sosyoloji, birey ile toplum arasındaki dinamikleri çözümlemeye çalışırken, öğrenme süreçleri de bu dinamikler içerisinde önemli bir yer tutar. Toplumda bilgi aktarımının biçimi ve içeriği ise, esasen “formel” ve “enformel” eğitimle şekillenir.
Ancak bu iki kavram, sadece eğitimle sınırlı bir anlam taşımıyor. “Formel” ve “enformel” toplumdaki ikili yapıları, gücün, bilginin ve normların nasıl üretildiğiyle de doğrudan ilişkilidir. Bu yazıda, varoluşsal bir sorgulama noktasından hareketle, formel ve enformel kavramlarını felsefi bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi temalar üzerinden, toplumsal bilgiyi nasıl algıladığımızı ve bu bilginin toplumsal yapılarla nasıl şekillendiğini tartışacağız.
Formel ve Enformel: Bilginin Üretimi ve Toplumsal Yapılar
Sosyolojide, formel eğitim genellikle belirli bir müfredat, belirli öğretmenler ve kurallar etrafında şekillenir. Okullarda, üniversitelerde ve diğer eğitim kurumlarında öğrencilere aktarılan bilgiler çoğunlukla standardize edilmiş ve örgütlenmiş bir biçimde sunulur. Bu eğitim biçimi, bilginin doğru ve geçerli olmasını sağlamak için belirli normlar ve ölçütler kullanır. Burada akılcılık ön plana çıkar; mantıklı, analitik ve yapılandırılmış bir bilgi aktarımı vardır. Erkeklerin genellikle bu tür bir eğitime daha yatkın oldukları gözlemlenir. Bu tür bir eğitim, toplumsal normlara uygunluğu ve rasyonel düşünmeyi teşvik eder.
Enformel eğitim ise, toplumun daha doğal ve bireysel dinamiklerinde şekillenir. Aile, arkadaş çevresi, topluluklar ve sosyal etkileşimler, enformel eğitim süreçlerinin temel bileşenleridir. Burada bilgi aktarımı genellikle yapısal olmayan ve daha çok kişisel deneyimlere dayanır. İnsanlar, kendi yaşam pratiklerinden, bireysel gözlemlerinden ve deneyimlerinden öğrenirler. Bu, toplumsal normların çok daha esnek olduğu bir süreçtir. Kadınlar, genellikle toplumsal ilişkilerde daha duyarlı ve empatik bir yaklaşım benimsediklerinden, enformel eğitimde daha başarılı olabilirler. Toplumun bilinçli olarak eğitmediği ancak içgüdüsel olarak öğrenilen normlar ve değerler, burada daha belirgindir.
Bu iki eğitim biçimi arasındaki farklar, aynı zamanda toplumdaki bilgiye yaklaşım biçimlerini de yansıtır. Formellik, gücü ve denetimi ifade ederken, enformellik toplumsal bağların ve özgürlüklerin ifadesidir.
Epistemolojik Perspektif: Bilginin Kaynağı ve Değeri
Epistemoloji, bilginin doğasını, kaynaklarını ve doğruluğunu sorgular. Formal eğitimde bilgi, genellikle belirli bir otorite tarafından sunulur: öğretmen, profesör veya müfredat. Bu, bilginin nesnel bir biçimde aktarıldığı ve toplumsal olarak kabul görmüş doğrulara dayandığı bir yaklaşımdır. Erkeklerin genellikle bu tür bir epistemolojik yaklaşımı tercih ettiği söylenebilir, çünkü sistematik düşünme, veri analizi ve mantık erkek egemen toplumsal yapılarda daha fazla teşvik edilmiştir.
Enformel eğitim ise daha çok deneyimsel ve öznel bilgi üretimine dayalıdır. Burada bilgi, kişinin yaşadığı dünya ile etkileşimi sonucunda şekillenir. Bu, daha bireysel ve içsel bir bilgi modelidir. Kadınların, bu tür bir bilgiyi daha sezgisel ve duygusal olarak içselleştirdiği gözlemlenebilir. Onlar, toplumsal ilişkiler ve etkileşimler üzerinden öğrenmeye eğilimlidirler. Bu, bilgiyi sadece akıl yoluyla değil, duygusal ve sosyal bağlar yoluyla da edinmeyi mümkün kılar. Dolayısıyla, enformel eğitimde bilgi, hem toplumsal hem de bireysel düzeyde değer kazanır.
Ontolojik Perspektif: Varoluş ve Kimlik Üzerine Düşünceler
Ontoloji, varlıkların doğasını ve varoluşun anlamını sorgular. Forme ve informel eğitim arasındaki farklar, sadece bilgi aktarımıyla değil, aynı zamanda bireylerin kimliklerini ve toplumsal rollerini nasıl şekillendirdikleriyle de ilgilidir. Forme eğitim, bireyi belirli bir kimlik ve rol ile tanımlar. Burada, bireyin kimliği çoğunlukla toplumsal bir yapı tarafından inşa edilir. Bireyler, toplumsal normlara uygun olarak yetiştirilir, böylece bu kimliklerin kolektif bir varlık olarak topluma entegre olması sağlanır.
Enformel eğitimde ise kimlik, daha çok bireysel bir deneyim ve içsel bir arayışla şekillenir. İnsanlar, toplumsal yapıların ve etkileşimlerin dışında, kendi varoluşsal deneyimlerini keşfederler. Bu, kimliklerin çok daha esnek ve çeşitli biçimlerde inşa edildiği bir süreçtir. Kadınların, sosyal roller ve duygusal bağlar üzerinden kimliklerini daha çok inşa etmeleri, onların enformel eğitimde daha esnek ve uyumlu olmasını sağlar. Erkekler ise formel eğitimde, genellikle belirli bir kimlik ve yapı doğrultusunda şekillenirler.
Sosyolojik ve Felsefi Sorular: Eğitim ve Kimlik
Formel ve enformel eğitim arasındaki farklar, yalnızca bilgi aktarımıyla sınırlı değildir. Bu eğitim türleri, toplumda kimliklerin ve ilişkilerin nasıl şekillendiğiyle doğrudan ilişkilidir. Toplumların yapısı, bireylerin varoluşsal kimliklerini nasıl inşa ettiklerini etkiler. Formelleşmiş bir eğitim sisteminde, bireyler toplumsal normlara uygun bir kimlik ve davranış biçimi benimserken, enformel eğitimde kimlik çok daha esnek ve bireysel olabilir.
Peki, formel eğitim, insanları toplumsal normlara göre şekillendirirken, enformel eğitim kimliklerin daha esnek ve bireysel olmasına nasıl katkı sağlar? Erkeklerin ve kadınların eğitim süreçlerindeki farklı yaklaşımları, toplumsal yapıyı nasıl dönüştürür? Bu soruları düşünerek, kendi toplumsal deneyimlerinizi ve eğitim anlayışınızı sorgulayabilirsiniz.
2-Göçmenler: Yukarıdaki tablodan da anlaşıldığı gibi, enformel yurttaşlığın ikinci gruptaki insan kay- nağı, bir nedenden dolayı göçle gelen ve tam yurttaş olmayanları anlatmaktadır . Bunlar göç nedenlerine veya göç şekline göre empati ya da antipati ile karşılanabilirler. formel -enformel : fransızcadan dilimize giren ve genellikle eğitim alanında kullanılan bu kelimelerden formel , “resmî, usule uygun; biçimsel, şeklî” anlamını taşımaktadır.
Ferhat! Değerli yorumlarınız, yazıya metodolojik bir düzen kazandırdı ve onu daha sistematik hale getirdi.
Formel gruplar, belirli bir amacı, görevi yerine getirmek üzere oluşturulmuş, yetki ve sorumlulukları önceden çizilmiş gruplardır. Genelde üyeleri arasında daha resim düzeyde ilişkileri vardır. Enformel gruplar ise kendiliğinden oluşur. Genellikle okullarda gerçekleştirilen eğitim, formel eğitim olarak ifade edilir. Enformel eğitim, tesadüfi ve rastgele olarak her yerde ve her zaman gerçekleşebilir.
Naz!
Fikirleriniz yazının uyumunu güçlendirdi.
1. belirli bir düzen, biçim, gelenek ya da koda; yerleşik uygulamalar, kurallar, yasa ve yönetmeliklere yani standartlara uygun olan ya da bunlar uyarınca yapılan . 2. resmi olarak tanınan ya da onaylanmış olan. Saf veya Formel sosyoloji ise; bizzat genel toplumsal formları araştırmayı gerektiren sosyolojidir . Nitekim toplum, bireyler arasındaki etkileşim olarak kavrandığında, bu etkileşim betimlenmesi en kesin ve temel anlamda toplum biliminin görevidir.
Samur!
Fikirleriniz yazının özünü ortaya çıkardı.