Tentürdiyot Antiseptik mi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış
İstanbul’un kaotik sokaklarında her gün karşılaştığımız manzaralar, sadece şehri değil, toplumsal dinamikleri de gözler önüne seriyor. Günlük yaşamın içinde yer alan küçük detaylar, bazen düşündüğümüzden çok daha fazla anlam taşır. Bugün, adeta her evde bulunan Tentürdiyot’un antiseptik olup olmadığına dair bir soru üzerinden, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamında birkaç önemli konuya değinmek istiyorum.
Tentürdiyot Nedir ve Antiseptik Özelliği Ne Anlama Gelir?
Tentürdiyot, genellikle iyotlu bir çözeltidir ve vücuttaki yaraların dezenfekte edilmesinde kullanılır. Antiseptik, mikroorganizmaları öldürme veya bunların çoğalmasını engelleme özelliğine sahip maddelere verilen isimdir. Peki, Tentürdiyot gerçekten antiseptik mi? Bu basit soru, aslında çok daha derin ve toplumsal bağlamda anlam taşıyan bir soru haline gelebilir.
İstanbul’da, işyerimden bir örnek verelim. Bir sabah, metrobüste yolculuk yaparken, bir kadının ayakkabısının altındaki küçük yarayı gördüm. Hemen cebinden Tentürdiyot çıkarttı, yarasına sürdü ve duruma alışkın bir şekilde devam etti. O an, bir çocuğun gözlerinden korkuyu okumak kadar basit bir şey gibi görünen bu hareketin ardında, toplumsal cinsiyetle ilişkili bir hikaye olduğunu fark ettim. Kadınların sağlıklarına ve hijyenlerine ilişkin toplumsal beklentiler, bu tür “küçük” müdahalelerle şekilleniyor.
Sosyal Adalet ve Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Bağlamında Tentürdiyot
Kadınlar, temizlik ve sağlık konusunda toplumsal baskılarla karşı karşıya kalırken, bu baskılar çoğu zaman ihmal edilen, görünmeyen alanlarda hayat buluyor. Toplumda kadınların hijyenle ilgili daha fazla sorumluluk taşıdığı bir gerçektir. Bu sorumluluk, özellikle sağlık ve bakım ihtiyaçları söz konusu olduğunda, bazen kişisel değil, toplumsal bir yük olarak hissedilir. Kadınların her gün kullandığı ve elinde bulunan antiseptikler, aslında büyük bir ölçüde toplumsal bir beklentinin ürünü olabilir.
Bir başka gözlemimi aktarayım: Toplu taşımada, her sabah aynı saatte karşılaştığım yaşlı bir kadının, elinde Tentürdiyot şişesiyle bindiği her otobüs yolculuğu. Kadının, sağlığına daha fazla dikkat etmesi gereken bir dönemde olduğu açık, ancak bu durum, onun sadece fiziksel sağlığını değil, aynı zamanda toplumdaki yerini ve yaşadığı toplumsal cinsiyet normlarını nasıl deneyimlediğini de gösteriyor. Bir kadın, sağlıkla ilgili olarak ne kadar dikkatli olursa, o kadar takdir edilir veya “doğru” olarak görülür. Oysa ki, erkeklerin sağlıkla ilgili hassasiyetleri genellikle görmezden gelinir.
Çeşitlilik ve Toplumsal Cinsiyet Normları
Tentürdiyot ve antiseptik kullanımına dair toplumsal normlar, çeşitliliğin etkisiyle de şekilleniyor. Farklı sosyal sınıflar, yaş grupları ve etnik kökenler, sağlık ürünlerine yaklaşımda farklı tutumlar sergileyebiliyor. İstanbul’da, farklı kesimlerden gelen insanların bir arada yaşaması, bu çeşitliliği gözler önüne seriyor. Örneğin, semt semt sağlık anlayışının değişmesi, aynı ürünün bile farklı birer anlam taşımasına neden olabiliyor.
Kadınların, çocukların, yaşlıların ya da düşük gelirli bireylerin daha fazla sağlık ürünü kullanması gerektiği algısı, toplumsal cinsiyet ve sınıf bağlamında belirleyici oluyor. Bir genç kadın, hastalandığında veya yaralandığında kendini daha güvensiz hissedebilir; çünkü toplumsal beklentiler onu daha temkinli, daha dikkatli olmaya zorluyor. Tentürdiyot gibi basit bir antiseptik, bir kadının “temiz” ve “bakımlı” olarak kabul edilmesini sağlayacak bir araçtır.
Tentürdiyot ve Sağlık Hakkı: Sosyal Adalet Perspektifi
Sosyal adalet bağlamında bakıldığında, sağlık ürünlerine erişim konusu oldukça kritik bir meseleye dönüşüyor. Tentürdiyot gibi basit bir antiseptik, çoğu zaman sosyal adaletin ve eşitsizliğin bir göstergesi olabilir. Zengin mahallelerde, bireyler daha çeşitli ve pahalı sağlık ürünlerine kolayca ulaşırken, daha düşük gelirli bölgelerde yaşayan insanlar, bu tür ürünleri ya kullanamaz ya da çok sınırlı bir şekilde temin edebilirler.
Geçtiğimiz hafta, İstanbul’un kalabalık bir semtinde karşılaştığım bir grup öğrenci, sokakta bir oyun oynarken küçük bir kaza geçirdi. Çocuklardan biri, yara bandı ve antiseptik için cebinden bir kutu Tentürdiyot çıkarttı. Ancak, o anki koşullar altında, o kadar basit bir şeyin sağlanamaması, çok daha büyük bir eşitsizliğin göstergesiydi. Bir çocuğun “antiseptik” kullanabilmesi için sadece fiziksel değil, aynı zamanda maddi gücü ve erişimi olması gerekiyordu. Bu durum, sağlıkla ilgili eşitsizliklerin çok daha karmaşık bir şekilde toplumsal yapıda yerleşik olduğunu gösteriyor.
Sonuç: Tentürdiyot, Sadece Antiseptik Değil
İstanbul’un sokaklarında, toplu taşımasında ve işyerlerinde gözlemlerimi yaparken, Tentürdiyot’un sadece bir antiseptik olmadığını fark ettim. O, aynı zamanda sağlık, hijyen, toplumsal cinsiyet ve sosyal adaletle ilgili çok daha büyük ve karmaşık bir yapının parçası. Bir yanda kadınların toplumsal baskılarla daha fazla sağlık sorumluluğu taşıması, diğer yanda sınıfsal eşitsizliklerin sağlıkla ilişkisi bu basit soruyu düşündürtmeye neden oluyor: Tentürdiyot, aslında toplumsal bir gösterge, bir işaret.
Toplumda herkesin eşit sağlık haklarına sahip olması gerektiği düşüncesiyle, sağlık ürünlerine erişimdeki engelleri aşmak için daha adil ve kapsayıcı politikaların gerekliliği her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.